31 Ekim 2009 Cumartesi

KELEBEK PASTA..1



Kelebek pastamın bir başka versiyonunu yapan arkadaşım Baharın eline sağlık...
İşte kakaolu versiyonu...Bizim ufaklıklar bayıldı... Tekrar ellerine sağlık Bahar!


13 Ekim 2009 Salı

YAZ OLSA DA GENE YAPIŞSA:)




böyle hissettiğim zamanlar olmadı değil....ve duygularıma tercüman olan bu yazıyı gördüğüm anda şok oldum...gene de yaz çok güzeldi, sıcak, full aktiviteli yaz günlerini özlüyorum.



05 Ağustos 2009 Çarşamba

KELEBEK PASTA

Malzemeler: 1 adet hazır yuvarlak sade pastaban
Islatmak için 1 bardak az şekerli süt
Kreması için:
2.5 su bardağı süt
2 çorba kaşığı un
3 çorba kaşığı toz şeker
Yarım kutu labne peyniri

Üzerine:
Krem şanti, hazırlamak için süt
Şekerlemeler, dilerseniz çikolata sosu, çikolata parçaları

Pastabanını ortadan ikiye kesin, iki parçasını ters çevirip yan yana koyun. Kanat oyuğu için kenarlarından 2 üçgen parça çıkartın. Üst pastabanı kenara ayırın, alttaki pastabanları şekerli sütün yarısıyla ıslatın.


(hazırlanma aşamasını gösteren foto dergidendir)

Kreması için unu toz şekeri tencerede karıştırın, sütü ekleyin. Topaklanmaması için sürekli karıştırarak muhallebi gibi pişirin. Soğuduktan sonra labne peyniri ekleyin. Alt pastabanın üzerine kremanın yarısını sürün. Sonra diğer pastabanları üzerine kapayın, pastabanları ıslatıp üzerini kalan kremayla kaplayın. Krem şantiyi krema sıkacağına doldurun. Pastanın üstüne kelebek şekli çizin. Dilediğiniz gibi süsleyip servis yapın.
Ta ta ta taaam! Kızım bayıldı.




Biz bu pastayı yaptıktan sonra Dr.Oetkerin hazır kelebek pastası market raflarına girdi. Onu da aldık denedik. Bence ikisi de aynı kolaylıkta idi. Hangisini tercih ederseniz...

Afiyet olsun.

19 Temmuz 2009 Pazar

Erkan Acurol Anısına

Acı haberle sarsıldım, Erkan Acurol'u kaybetmişiz. amatör yemek yapan bu kadını İlk blog günlerinde yalnız bırakmayan, öven, destekleyen ve azimle yetiştirmeye çalışan büyük hocam nur içinde yat, yakınlarına sabır dileklerimle... Çok üzgünüm.

SAMSUN'daydım, GUYMAK


Sevdiğim şehre ilk kez uçakla gittim, Çarşamba Havaalanı gördüğüm en şirin havaalanıydı. İnerken manzara nefis, deniz ve yeşil bir arada. O devasa havaalanları gibi ürkütücü olmayan küçük ve samimi bir meydan. Şehre giderken uzun yılların ardından beni ne gibi değişikliklerin beklediği heyecanı vardı içimde. En önemlisi de uzun zamandır hasta olan teyzemi bir an önce kucaklama, çok özlediğim kuzenimle moral depolama arzusu...
Şehir çok değişmişti, teyzem çok değişmişti ama gene oradaydılar ya...

Samsun-Ordu-Trabzon hattında eşsiz 3 gün geçirdim. Ruhum dinlenirken yoruldu, yorulurken dinlendi. Karman çorman da olsam her zamanki gibi yeme fırsatları ayağıma gelmişken kaçırmadım, 3 günde 1 kilo alıp döndüm. Adana ve K.deniz hattı yemede yarışırlar. Bu kadar iştahlı bir halk olamaz, yemeyi ve yedirmeye bayılıyorlar. İş arkadaşlarım SS ve KK'a bu seyahatte gösterdikleri ilgiye teşekkürler...
İşte Samsun'a iner inmez yaptığım kahvaltı, tereyağlı guymak'lı!






Teyzecim, kuzenlerim sizi seviyorum!

24 Ocak 2009 Cumartesi

OTLU KURABİYE

Kızınız var mı? Kulağını kaç yaşında deldirdiniz? Benimki 3 yaşını doldurdu. Veee küpe takmak istiyor. Sizce kulağını deldirmeli miyim? 1) Büyüyünceye kadar bekleyeyim mi? 2)Gidip bir klipsli küpe mi alıveriyim? 3)Şimdiden deldireyim büyüyünce daha mı zor olur?

Nasıl bir yoğun tempoda çalışıyorum, bilemezsiniz. Ama yağmurlu bir Cumartesi sabahı ötmeye yeni başlayan bir kuşla eş zamanlı uyandığımda kafamda bu soru vardı. Hemen kızıma hediye gelen minik altın küpelerini çıkardım. Güne hazırdım!!

Ama kararı aldım mı, uygulayacak mıyım?

Help me!




Otlu kurabiye

(Piyale'nin tariflerinden)

1 yumurta,

1 yumurta akı,

150 g margarin,

1 tatlı kaşığı tuz,

1 su bardağı kaşar peyniri rendesini karıştırın.

2,5 su bardağı elenmiş un, 1 poşet hamur kabartma tozu ekleyip yoğurun. İnce doğranmış yarımşar demet maydanoz, dereotu ve 5 adet taze soğanı ekleyip yoğurun. Unlanmış tezgahta 0,5 cm kalınlığında açıp istenilen şekildeki kalıplarla kesin. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp 180 dereceye ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirin.

Yorumlar: Evet fırından çıkıp taze taze yiyince çok leziz. Ertesi gün işe götürülüp ikram edilince herkes beğendi ama bence bayatlamıştı. Bu arada herkes fırında mücver sandı.

Taze taze yemek için denenebilir.

Afiyet olsun.

13 Ekim 2008 Pazartesi

LEYLEĞİ HAVADA GÖRDÜM

Çoook zaman oldu bloga birşeyler eklemeyeli...Daha da ekleyesim yoktu ama Ebru'cum beni sobelemiş, bahaneyle de şu et resmini(kuzu kapama) kaldır demeyi ihmal etmemiş:)))Çok gülüyorum Ebru'nun bu yorumuna..Elimde de hep et fotoğrafı stoğu var!Kendi yaptıklarım değil, gezdiğim yerlerde damağıma yakışan ve makineme takılanlar...


Geçen hafta Adana'daydım. Mersin'e de gittim. En son Adana'ya gittiğimde öğlen akşam kebap üzerine künefe yiyen bana bölge müdürü arkadaşım "yeter artık, bir şey değil hasta olup buralarda kalacaksınız!"diye takılmıştı. Hastalanmamış ama 3 günde 3 kilo alıp dönmüştüm. Yıllar sonra kendisini hala yüzümde gülümsemeyle andığım arkadaşımın memleketine tekrar gitmek nasip oldu. Eski yeme potansiyelim olmasa da kısa zamanda mideme indirmeyi başardıklarım...








Pastabahçe'sinden baraj gölü ve köprü manzarası







Pastabahçesinde bir mola...




Öğlen yemeği ben buna derim! Kebap gelmeden önce iştah açıcılar...Soğan yesem mi diye düşünürken "herkesin bu soğansız olur mu, tabii ki yiyeceğiz"dediği unutulmaz anlardan biri...


Ve meşhuuuuur Adana kebabı!!!

Ve yoğun bir çabayla bu kadar yemeğin üstüne fıstıklı kaymaklı tel kadayıf... Yaaa..daha güzel bir manzara olabilir mi, tadı da nefisti,,ay olsa da yesek gene...bu anlatılmaz yenir!!







Vee..Mersindeyiz, bir Mersin klasiği...Tantuni, ayranla, nefis!!




Böyle bir gezi günlüğü görmüşmüydünüz????Sanki gurme gezisi yaptım!Çooook işler yaptım da bunlar da keyifli zamanlarından seçmeler... OT'ye teşekkürler ve selamlar.
Sevgiler...

29 Temmuz 2008 Salı

OTLU KUZU KAPAMA





KUZU KAPAMA

Malzemeler:
1 kg. kuzu kapama,
1 demet yeşil soğan,
1 demet roka,
1 demet tere,
1 demet maydanoz,
1 demet dereotu,
1 demet nane,
5-6 adet asma yaprağı
10-15 diş sarımsak,
1 su bardağı su,
2-3 yemek kaşığı zeytinyağı,
Tuz, karabiber

Yapılışı: Tüm yeşillikleri sirkeli suda bekletip yıkayın, süzün. Hiçbirini doğramayın, yeşil soğanları bütün halde(saplarını atmadan)süzün.
Derin bir tencerenin en altına asma yaprakları yerleştirin. Üzerine yeşil soğanın yarısını bütün olarak koyun. Üzerine kuzu kapamaları yerleştirin. Sırasıyla, sarımsak dişleri, ve kalan diğer yeşillikleri bütün olarak koyun. Zeytinyağı, su, karabiber ve tuz gezdirin. Tencerenin kapağını kapatın önce harlı ateşte sonra da da kızık ateşte 1 saat pişirin.

Yeşillikleri ile servis yapın. Dileyen yeşillikleri de yiyebilir. Bu eşsiz lezzetin sırrı etin lokum gibi yumuşacık olmasında ve etin et gibi kokmamasında.
Yanında pilav ile ikram edebilirsiniz.
Afiyet olsun.

27 Temmuz 2008 Pazar

ELMA DOLMASI



ELMA DOLMASI

Malzemeler:
6 adet sert tatlı elma, 1/2su bardağı şeker, 1 su bardağı su,
İç harç: 1/2 su bardağı ceviz, 1 adet sert tatlı elmanın rendesi, 1 tatlı kaşığı tarçın, 1 tepeleme yemek kaşığı toz şeker
Üst Sos: kakaolu puding veya çikolata sos(hazırlar ambalajındaki tarife göre pişirilecek.)

Yapılışı:Elmalar soyulur içleri oyulur. Su ve şeker ile yumuşayana kadar pişirilir. İç harç(ceviz hariç)bir küçük tavada pişirilir. İçine ceviz ilave edilir. Oda sıcaklığında ılıtılır. Ilınan harç elmaların ortasına doldurulur. Üst sosu hazırlanır ve elmaların üstüne dökülüp tezgahta soğumaya bırakılır.
Üstüne hindistan cevizi serpilip servis yapılır.
Afiyet olsun.

21 Temmuz 2008 Pazartesi

URLA KATMERİ



Yaz sezonunu açalı bayağı oldu, nerdeyse yazı yarıladık ama ben hala manzaralı iştah açıcı tariflerime geçemedim. Biriktiler de biriktiler...

Açılışı, benim yapmadığım ama hazır aldığım Urla'nın o eşsiz lezzetlerinden "katmer"le yapayım. Bu da Çeşme versiyonu. Aynı lezzet...ancak yağda piştiği için biraz ağır oluyoooor.

Urla'ya ya da Çeşme'ye gelirseniz katmer yemeden gitmeyin derim. İçi lorlu veya kıymalısı var. Tarifi http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6097941.asp?yazarid=45&gid=61 Mehmet Yaşin şöyle anlatmış,
Yufka, elle havada döndüre döndüre açılmaktaydı. O küçücük hamur topağının, kısa bir süre sonra kağıt kadar incecik yufka haline gelmesini seyretmek bile insanın ağzının sulanmasına yetiyordu.Tepsi büyüklüğüne ulaşan yufka, içinde zeytinyağı bulunan kızgın bir sacın üstüne yayılıyordu. İçine arzuya göre peynir, kıyma, patates konuyordu. Sonra bir zarf gibi kapatılıp, altı üstü altın sarısına dönünceye kadar kızartılıyordu. Tarifini birkaç satıra sığdırdığım katmerin, bu kadar kolay yapıldığını sanmayın sakın. Tabii ki bir takım incelikler, el becerileri vardı....
Burada da tarifi var:http://www.urlaonline.com/urlaaktif/content/view/88/1/

Afiyet olsun...